31 Mart 2009 Salı

Kıyı Köşe Alem Durakları: İsmet Baba

Gün geçmiyor ki bu güzide sitemizde yeni yeni yazı dizilerimiz yeşermesin. Hazır şu bahar günler de gelmişken muhtemelen aklınızdan da geçmiyor değildir "Arkadaşlarla toplansak da şöyle güzel sakin bir mekanda demlensek" gibisinden şeyler. Hakkınız tabi canım. O kadar saat bilgisayar başında oturmuşsunuz, işinizdir, okulunuzdur derken bir yorgunluk da gelmemiş değildir herhalde. Henüz tatil zamanlarına da 2-3 ay varken Kıyı Köşe Alem Duraklarına şöyle bir göz atmaya başlayabiliriz.


İlk durağımız, Anadolu yakasının şirin mi şirin, biraz salaş (rahat babında) ve ulaşımı oldukça kolay mekanlarından olan senelerin İsmet Baba'sı. Üsküdar'da, Beşiktaş motorlarının kalktığı iskelenin karşısındaki minübüs ya da otobüslerle kolayca (2 durak mesafede) gidebileceğimiz, Kuzguncuk'daki İsmet Baba adeta bir müze. Kendi internet sitelerinde de tarihi geçmişi şöyle yazmakta;

"Yıl 1951; Üsküdar´lı manav İSMET (DÖKMECİER) bugün 3. kuşağın işletmesini üstlendiği YALI GAZİNOSU´nu (İSMET BABA RESTAURANT) kurdu. O yıllarda kahvehane ve meyhane bir arada hizmet veriyordu. 1970´li yılların başında, tamamen restauranta dönüştürüldü.

Otuz senelik işletmeciliği süresince ona yakıştırılan "BABA" lakabı vefat tarihi 26.03.1981´den sonra çocukları tarafından restaurant ismi olarak seçildi ve bugünlere gelindi."

İşte böyle sayın alem dostları. Şu hafif serin bahar günlerinde boğaza nazır güzel dakikalar geçirmek için hoş bir mekan İsmet Baba. Yandaki fotoğrafda da görüldüğü üzere adeta denizin içinde gibisiniz. Hele havanın hafif kapalı olduğu günlerde bir gündüz vakti giderseniz, bir cam kenarına oturup enfes boğaz manzarası eşliğinde ömrünüzü uzatabilirsiniz. Bu arada unutmadan mekanın müdavimlerine ayırdığı özel bir köşesi de bulunmaktaymış. Haliyle senelerin İsmet Baba'sı olmak kolay değil. Bir dahaki alem durağında görüşmek dileğiyle.

http://www.ismetbaba.com.tr/
Kuzguncuk/İstanbul


28 Mart 2009 Cumartesi

Sizin için denedik 001: Dönenmek!

Taktım bu neyşınıl coğrafik, diskavıri çenıl gibi kanalların boş durmaktan kaynaklı uyduduğu, bir halta derman olmayan programlara. Nasıl edilir? serimizde olduğu gibi gerçekten merak ettiğimiz konulara, kendimi tehlikeye atmak uğruna, açıklık getireceğim.

Küçükken merak ettiğim bir şey vardı. Yaş olmuş bilmem kaç, baktım hala merak ediyorum, birçok insanın da merak ettiğini biliyorum. Kendi eksenimiz etrafında bir müddet dönersek başımız dönüyor. Peki bir o kadar da aksi yöne dönersek baş dönmemizi giderebilir miyiz?

Bunu 5, 10 ve 15'lik turlarla 3 kere denedim. İlk denemede saat yönüne 5 kere döndüm, başım dönmedi. Deneyi tamamlamak için aksi yönde 5 kere daha döndüm, başım döndü yere düştüm. İkinci denemede saat yönüne 10 kere dönmeye çalıştım, ilk denemenin etkisiyle dönemedim. yaım saat ara verdim, tekrar başladım. saat yönüne 10 kere döndüm, başım baya döndü. Zar zor aksi yöne dönmeye başladım. Kafa iyice oldu, yapıştım yere. "S.kerim" dedim bıraktım.

Yok aga, en iyisi hiç bulaşmamak. Hiç dönmeyin kendi etrafınızda. Dönerseniz de onu telafi etmek için ters istikamette denemeyin, daha fena oluyor.

26 Mart 2009 Perşembe

Kılıçdar Kılıçdar Kılıçdaroğlu

Memleketim nedendir bilmem ama bu sene bir başka coşkun. Bir yanda Süper lig saçmasapan bir şekilde devam etmekte. Yanlış anlaşılmasın hani anadolu karşıtı falan değilim ama biz böyle garip olaylara alışık bir toplum değiliz. Neyse Kocaelispor şampiyon olur diyerek futbol mevzusunu kapatayım. Garip diyorduk. Evet cidden memleket çok garip bu sene. Şu önümüzdeki seçime gelene kadar geçen seçim süreci (seçim süreci diye de bir alet olsa olurmuş hani) de bu garipliklerin belki şahı. Melih'iydi Kemal'iydi falan derken bence kendilerini şaşırdılar. Ne yaptıklarının farkında değiller. Misal Kılıçdaoğlu bence birden kendine gelicek ve "Oha olm bu ne hal lan. Ben hangi ara bu hale geldim" falan diyecek. Neyse alttaki resimde gördükleriniz bardağı taşıran son damla oldu da, bu sayede dillendireyim dedim.

"Dilber hala da nasıl şirin, nasıl çipil çipil bakıyor."

Reklamcı kardeşlerim. Bir bakın reklamı nereye koydunuz etrafda kim var kim yok. Bi yanda Kılıçdaroğlu bir yanda Koçarslanlı (soyisimleri yazında rakip gibi oldular ama). Ciddiyet yerle yeksan. Ancak buna da şükür. Mazallah ne reklamlar var onlarla yanyana da görebilirdik. (aysun 22 istanbul/dudullu gibi)

Anket değerlendirmesi: Pantalonunu sevdim....?


"Bu anketi koydunuz da, ne işe yarıyor?" diyeneler için anket değerlendirmesi yapayım dedim. En çok ilgi gören anketimiz "pantalonunu sevdim ................?"'den yola çıkarak tüm memleketin, gençliğin falan değerlendirmesini yapacağım. Bu anketimizde 16 ile en çok oyu "çıkar onu bebeğim" almış. En yakın rakibi olan"şimdi hayallerdesin"'i ise neredeyse ikiye katlamış. Zaten o 9 oyun 4'ünü falan ben verdim. Demek ki neymiş? Gençlik hemen pantolonun çıkarılmasını istiyor. Nesil değişiyor arkadaş! Biz anca hayal edebiliyoruz partnerin pantolonunu. Yeni nesil ise maaşallah hemen sıyırıvermesini bekliyor. Batının ilmini değil ahlaksızlığını almışız hakikaten.

(çıkarıyorlar mı lan öyle deyince?)

24 Mart 2009 Salı

Seçilen toplasın!

Bu rezillik nedir anlamadım yıllardır. "Milletin parası..." falan diye girmeyeceğim konuya. O durum malum zaten. Benim merak ettiğim bunları kimin temizleyeceği. Bu belediyenin işi sonuçta. İçilen evin evsahibi olmak gibi bir şey. İnsanın seçilesi gelmez lan!