anket değerlendirmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anket değerlendirmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Anket değerlendirmesi: Temamız?

Bayağıdır yapamadığım anket değerlendirmelerine yenisini ekliyorum sayın Evde kendimizciler ve tesadüfen bloga girenler. O tesadüfen girenlerin google'a "şimdi seks!" yazıp girdiğini de belirtmek isterim. Seks isteyen ve bunu hemen isteyen internet kullanıcısından, umutlarını boşa çıkardığımız için özür dileriz.

Konumuza dönelim... Biliyorsunuz bu köşede toplum ve daha çok gençlik üzerine, anketlerimiz aracılığıyla, değerlendirmeler yaparım. Her biri birer manaya gelen şıklarımızın seçilme oranında gençlerin ve toğlumun genel durumunu gözler önüne sererim. Fakat bu sefer kendimizle alakalı bir anketti. Hemen değerlendirelim.
Öncelikle bunun en geniş katılımlı anketimiz olduğunu belirteyim. toplamda 152 oy kullanıldı. Bunların 50'sini falan ben kullanmış olsam, 100 oy gayet iyi. Çıkan sonuçta anket öncesi yazdığım yazının da payı var büyük ihtimalle, ki zaten amaç da oydu. Sonuç beni sevindirdi açıkcası. Hem Evde kendimizcilerin, düşündüğüm gibi, bizimle aynı şekilde düşündüğünü anlamış olduk, hem de temaydı fonttu falan uğraşmak zorunda kalmadık. O yazıyla beraber düşününce aslında değerlendirmeye çok da gerek yok. O yüzden bir fıkra falan anlatayım bari. Çok da boş olmasın yazı.

Dursun Temel'e "Haçan Temel, ben şimdi eve gidip senin karınla yatsam ne olur?" demiş. Temel de "Ödeşmiş oluruz" demiş. Sonra da eklemiş "Haçan ne demek lan?"

fotoğraflar: print screenlen yaptım.

27 Ekim 2009 Salı

Anket değerlendirmesi: Bayram değil, seyran değil; eniştem beni niye öptü?

Bir anketimizle daha karşınızdayız sayın Evde kendimizciler! Lafı uzatmadan sonuçlara ve değerlendirmeye geçiyorum. Zira lafı uzatmayı hiç sevmem. Misal bazıları lafı uzattıkça uzatıyor, hatta konuyu unutuyor. Ne diyordum?


Bu anketimizde gençlerimizin çevrelerindeki insanların başına gelen olaylara nasıl yaklaştığını irdeledik alttan alttan. Tabii ki siz anlamadınız. Bunlar hep psikoloji biliminin şeyleri. Çıkardığımız sonuç ise şu: Gençlerimiz duyarsız! Herkes kendini düşünüyor. Her koyun kendi bağağından asılır mantığı hakim. Yakıştıramadım... Geri kalanlar ise ya geçiştiriyor, ya da suçu mağdurda buluyor. Eniştenin öpüp koklama hakkını savunan oylar benim zaten, olur öyle arada.

16 Ekim 2009 Cuma

Anket değerlendirmesi: Küçük Tayyip...

Türk gençliği ve orta yaşa yaklaşmaya yüz tutmuş insanlarının, güncel konular hakkında, siyasi, toplumsal ve edinimsel fikirlerini çaktırmadan öğrenmeye çalıştığımız, toplumun adeta ağzını aradığımız anketlerimiz devam ediyor sayın Evde kendimizciler. Yoğun ilgi görmeyen sdon anketimizle karşınızdayız. Öncelikle, neden ilgi görmüyor lan bu anketler? Bir tane şık işaretleseniz ne kaybedersiniz? Halbuki her fikri yansıtan şıklarımız mevcut anketlerimizde.

Son anketimiz Küçük Tayyip'ti. Bu köşeden onca azarlamam boşa gitmemiş bunu anlamış oldum.. Günbegün sizlerin toplumsal ve siyasi olaylara olan ilginizin arttığını ve bu konular hakkında fikir yürüttüğünü görmek çok güzel. Türk gençliğini apolitiklikten kurtarıyoruz yavaştan.

Fazla söze hacet yok. Katılımcılarımızın büyük çoğunluğu duygu sömürüsünü yememiş ve siyasi duruşunu otya akoymuş maaşallah. Zaten geriye kalan 19 oyun 10 tanesini falan ben verdim. Gençlik canavar. Aynen devam!...

23 Ağustos 2009 Pazar

Anket değerlendirmesi:Bu sene Şampiyonlar Ligi'ni kim alır?

Gençliğin nabzını tutan anketlerimizin, gençlerimizin ne derece yozlaştığını, apolitik olduğunu ve dünyadan nasıl bihaber yaşadığını gözler önüne serdiğimiz değerlendirmeleriyle vazifemizi yerine getirmeye devam ediyoruz sayın Evde kendimiz'ciler. Sıradaki anketimiz milli atlet Süreyya Ayhan'dan yola çıkarak, Şampiyonlar Ligi hakkındaydı.

Evet sevgili Evde kendimiz'ciler. Gözlerimiz yaşardı bu hafta. Sonunda urdan yazdığımız yazılar, toplumsal barış çağrıları falan işe yaradığını gördük ya daha da gam yemeyiz. Sizlere en ufak bir şeyler bile kattıysak bizden mutlusu yok. Görüyoruz ki artık gençlerimizin dünyaya bakışı değişmiş, etraflarıyla, ülkeleriyle ve dünyayla ilgilenir olmuş, her konuyu toplumsal bilinç ve akıl muhakemesi ile değerlendirir olmuşlar. Anketimizin sonuçlarına gelirsek, Söylenecek çok fazla söz yok. Ne oynadığı futbolla dünyayı titreten Barcelona, ne Şampiyonlar Ligi kupasının parayla alındığını sanan Abramoviç önderliğindeki Chelsea, ne de futbol ve pokerin en önemli iki kuralı sizleri yanılmamış. Yani yanıltmış da, bir kısmınızı. Öyle çok değil. Olması gereken şık birinci, diğer mantıklı cevap ise ikinci olmuş. Zaten Hasan almaz basan alıra da ben verdim oyları, sırf sonradan gençlerimize giydirmek için.

16 Ağustos 2009 Pazar

Anket değerlendirmesi: Hangisi daha tatlı?

Gençliğin kafa yapısını anlama yolunda her geçen gün daha da ilerlediğimiz araştırma köşemizde yine birlikteyiz Evde kendimiz'ciler. Bu sefer şaşırtmaca olarak birden fazla şıkka oy verebileceğiniz bir anket hazırladık, siz de hemen düştünüz anasını satayım. Gerçi ben tüm şıkların aynı oyu alacağından korkmuştum.

Gördüğünüz gibi "baldız", açık ara, en çok oyu alan şık oldu. Buradan genç kızlarımızı uyaralım hemen: eğer kız kardeşiniz varsa sevgilinizi onunla yalnız bırakmayın! Sonra "bayram değil seyran değil, enişte beni niye öptü?" diye gelmesin kız kardeşiniz. Ekşi sözlük yazarlarının favorileri olan nutella ve uludağ limon da hemen hemen aynı oyu almış. Çoklu oy kullananlar burda belli oluyor işte. Bu anketimizin de gerçekçi mıknatısı bu iki şıktı, gördüğünüz üzere. Gençliğimizin ne kadar apolitik, vurdumduymaz olduğunu anladım ben bu oylardan, yazık. Gerçi bal dururken bu ikisi tatlı sayılmaz ama, bal da baldızın etkisi altındaydı kesinlikle. Kayınçoya ise tüm oyları ben verdim zaten. Cinsel tercihimi sorgulamayın. Her şey cinsellik değil. İnsan kayınçosuyla gezecek, tozacak, yeri geldiğinde rakı içecek.

Değerlendirmemize son verirken, sizlere türk halk müziğinin güzide bir dörtlüğüyle veda ediyorum:

Oğlan mailem oğlan
Sözüne de kavilem oğlan
Enişte bana pişt demiş
Yalan aslanım yalan (yalan güzelim yalan)

23 Temmuz 2009 Perşembe

Anket değerlendirmesi: PES 2010'da hangi takımı alırsınız?


Yaptığımız en tuzak anketin değerlendirmesine hoşgeldiniz. Çok fazla yorum yuapmak istemiyorum. Gönül bağlarıyla bağlı oldukları Ankaragücü takımını alacağını söyleyen arkadaşlara şunu söylemek isterim. Sizce Ankaragücü takımı bu oyunda olacak mı sizce? Aynı şekilde Eskişehirspor... Fluminense'ye verilen oylar belli zaten. Adriano manyağı olan delimezar vermiştir hepsini. Real Madrid'e oy veren realist ve endüstriyel futbolun kölesi olmuş arkadaşlara işe hiçbir şey demiyorum. Ne biçim anket olmuş lan bu? Laf etmediğim şık kalmadı.

3 Temmuz 2009 Cuma

Anket değerlendirmesi: Evde Kendimiz'i nasıl buldunuz?



Aşkolsun! Daha çok kişi görsün, bizimle beraber eğlensin istedik. Suç mu bu? 6 yaşından beri Evde Kendimiz okuyanlara, güzel bulanlara ve zeki ama çalışmıyor diyenlere sonsuz teşekkürler. Zaten yaklaşık 25 tanesini ben verdim o oyların. 10 tanesini de diğer yazarlar verse, kalan 3-5 kişi blogumuzu okuyor demektir. Canlarım benim!

29 Nisan 2009 Çarşamba

Anket değerlendirmesi: 13. Dalgada Kimler Gözaltına Alınır?

İnternet kullanıcılarının gündem hakkında fikirlerini almaya devam ediyoruz. Tarhan Erdem'i geçtik şerefsizim. Bu sefer de, başımıza bir şey gelmesin diye ismini açıkca söyleyemediğimiz, bir soruşturma hakkında fikirlerinize başvurduk.

Vurmaz olaydık a dostlar! Gerçi eski anketlere göre biraz daha düzelme var gibi. Yine de yeterli görmüyorum bu noktayı. Hemen sonuçlara geçelim. Malum soruşturmanın savcısı Zekeriya Öz en çok oyu alan isim. Bu tuzak şıkkımıza rağbet büyük. Bir soruşturmanın savcısı o soruşturmada gözaltına alınmasından gençliğimizin apolitik olduğunu çıkardım. Biraz zorlandım ama çıkardım.




İkinci sırada Sadri Yıldız ve Sayın Hüsamettin Cindoruk var. Sadri Yıldız'ın bu kadar oy almasından gençliğimizin bu soruşturmayı çok ciddiye almadığını çıkardım. Konuyu Sayın Cindoruk'a açtığımızda kendisi yine çok üzüldü. Tam üzüldüğü sırada resmini de çektik. Cindoruk zar zor şunları söyleyebildi: "yıllarımı vermiştim... yıllarımı..."





(fotoğraf: okan bayülgen (o da fotoğraf çekiyor ya))

6 Nisan 2009 Pazartesi

Anket değerlendirmesi: Oyunuzu en çok ne etkiler?

Toplumun, gençliğin nabzını önce tutmaya, sonra ölçmeye devam ediyoruz sayın okuyucularımız, sevgili okurlarımız. Önceden de dediğim gibi o anketler boşa konmuyor oraya. Son anketimiz gündeme de ışık tutuyordu. "Oyunuzu en çok ne etkiler?" diye sorduk ve aldığımız cevaplarla adeta şoke, bir nevi ambele* olduk. Aha da anket ve sonuçlar:
(yazıklar olsun)

Bu nasıl gençlik ben anlamadım gitti. Bir öncekinde sevdiceğin pantolonu sıyırtmak ister, bunda de oyunu 1 terabayt hard diske satar. Nasıl bir teknolojik terbiyesizliktir bu? Nasıl bir siber vurdumduymazlıktır? Hiç mi tecrübeye, yılların deneyimine, duayenlğe saygımız, itibarımız kalmadı? Olmadı gençlik, hiç olmadı.


Oyları satın alan arkadaş:


Konuyu Hüsamettin Bey'e açtık. O anki yüz ifadesi sağdaki resimde görünüyor. Cindoruk sadece şunları söyleyebildi: "Yıllarımı verdim... yıllarımı...."







*(ambele by AOE)

26 Mart 2009 Perşembe

Anket değerlendirmesi: Pantalonunu sevdim....?


"Bu anketi koydunuz da, ne işe yarıyor?" diyeneler için anket değerlendirmesi yapayım dedim. En çok ilgi gören anketimiz "pantalonunu sevdim ................?"'den yola çıkarak tüm memleketin, gençliğin falan değerlendirmesini yapacağım. Bu anketimizde 16 ile en çok oyu "çıkar onu bebeğim" almış. En yakın rakibi olan"şimdi hayallerdesin"'i ise neredeyse ikiye katlamış. Zaten o 9 oyun 4'ünü falan ben verdim. Demek ki neymiş? Gençlik hemen pantolonun çıkarılmasını istiyor. Nesil değişiyor arkadaş! Biz anca hayal edebiliyoruz partnerin pantolonunu. Yeni nesil ise maaşallah hemen sıyırıvermesini bekliyor. Batının ilmini değil ahlaksızlığını almışız hakikaten.

(çıkarıyorlar mı lan öyle deyince?)