23 Ekim 2013 Çarşamba

Bahis bizim işimiz!!!

Evdekendimiz bugünlerde yoğun olarak bahis üzerine çalışmakta.


Kaç gol olur?
Kaç golün kaçıncısını kim atar?
Kaç top direkten döner?
Kaç korner bir penaltı olur?
vs
vs
vs...

Tabii ki de hep bize hep bize olmaz. Biz allaha şükür dünyalığımızı yaptık. Sıra sizde sevgili okurlar.



delimezar'ın Gallardo'su

marvadam'ın bass gitarı

İşte günün garanti ötesi kuponları




hayrını görün.



28 Eylül 2013 Cumartesi

Mathias Sammer Hits Vol:1

aha sevgili okurlar boku yediğimizin resmidir; "http://tinyurl.com/ohkcfbl

neyse ne diyorduk... hah ! bir yazın daha sonuna geliyoruz. Geçen yazın ardından bu yaz dilimize pelesenk olmuş 7 parçayı siz sevgili takipçilerimizle de paylaşalım dedik ki hani lazım olur, dursun bi kenarda... neden 10 değil 5 değil 7 diyenler... nabersiniz?

No 1;

"la olm bu garı mı irkek mi?" kavgasının tam ortasına düşmüş, adam başı 56 tl den 4*56= 224 tl bilet parasına patlamış adamımızın şarkısıyla başladık yaza sevgili canlar;

(adam başı dedik diye "adam" ları sayıp 4 adet dedik hemen hesap yapmayın be)


No 2;

sonra "hade yavrum bi daha vur" falan derken bi anda biz bi baktık müzik falan dinlemiyoz baya "ötüyoz" biz saka olmuşuz amk!


No 3; 

Sonra işler biraz garıştı. Adamın teki saçmalamaya başladı, ama nası saçmalıyo anlatamam. Biz de gaaveden adam çaardık. Sen misin lan o ? bi baktım çatara çutara silah sesleri meğğğrmi sesleri sonra ben dededen* kalan yarım şarabı çektim falan attık kendimizi sokaklara...EVDE KENDİMİZ'İ ZOR TUTUYORUZ bildiğiniz gibi değil kaldırım sökmeli ,ciğer çıkana kadar öksürmeli, tırsmalı korkmalı baya karıştı ortalık 

*yoğurt markası gibi oldu "dededen"


No 4; 

Bi ara bi tatillere gidildi, gelindi sonra bizim başkaaaaaaaaan evlendi bu yaz... yaaaa bilmiğonuz tabi.. 
la olm çaardınız da gelmedik mi dediğinizi duyar gibiyim...hmmm sağlam küfür ediyonuz onu da duyar gibiyim, duyuyom ya ayıboluo yeter artık

neyse yolda biz paso babayı andık, çıkıkıkıkıkıkıkıkıkı


No 5; 

o ara nooldu ya bişey oldu böyle birden bi iştahımız kaçtı... ha şey oldu yaaa sahi...yok ya o değil neyse ya bişey olmadı ya mallaştık böyle.. direnemedik mi nedir bi kal keldi bize o ara işte komik vidyoya sarmışız


No 6;

Sonra bizim blogda bi "balık" var bilionuz mu.. o aldı eline klavyeyi mouse u , bizim "ev"de bilen bilir klavye mouse gücün diğer adı, iktidar sembolüdür... genelde bende durmasının nedeni 23 nisan kafasıdır, "olm siz her zaman açarsınız dur bak ne göstericem"ciliktir... ama o ara noolduysa tbizim "balık" almış eline sazı... o zaman aralığı bizde yok,  kayıp amk.  biz de pek bişey dinlememişiz


No 7;

Son olarak da arkdaşlar bu yazı biz kendi aramızda yavaştan kapatıyoruz. sizlere bu şarkıyla veda ediyoruz. Her yerinizden öpüyoruz , semihlerim benim bunlar yhaaaa, şentürklerim, aşklarım, canlarım... ohhh be 

dur lan bi daha öpiyim...ha benim canıma


notlar;

1. ilk resim başka bir olayın konusudur... "evde kendi yaptığımız dövmeler ve dövme sevgisi"
2. no 7 şey olmuş ya... onu biz kaybemişiz şey olmuş... ama 90 lar falandır ali güven ya da öyle bişey tam hatırlayamadım...

öpim mi lan bi daha?



26 Eylül 2013 Perşembe

Yeşilçam Expendables: Bozuk Para Gibi Harcadın Beni

Silvestır Sıtallone  abimizin çevirdiği Expendables serisini biliyorsunuzdur diye umuyorum sayın Evde kendimiz ahalisi. Bilmiyorsanız elmacık kemiğinize diz atarım. Hadi neyse, bilmeyenler için şöyle bir  özetleyeyim.

Birincisi ve ikincisi çekilen, üçüncüsü de yolda olan Expendables serisi, Rambo'nun Holivud'un tüm aksiyon tabir ettiğimiz sanatı icra eden ağır abilerini bir araya getirip sağa sola bomba attığı, pıçak çektiği, kavga ettiği film serisidir. Konunun uzmanı sinema eleştirmeni Onkaplan'ın derinlemesine analizi için şuraya bakabilirsiniz. Zaten o varken benim haddime değil bu filmi anlatmak.

Benim konum ise bunun Yeşilçam versiyonunun neden düşünülmediğidir. Gerçi bir Çak Noris'e bir de Cüneyt Arkın'a bakınca bu işin olmamasına şaşırmamak gerek. Cüneyt Çak'tan sadece 3 yaş büyük ama aradaki fark şöyle:












Olsun, yine de Cüneyt abi altından kalkar bu işin.

Bu işe öncülük edecek kişi ise Kadir İnanır. Çünkü projeye ancak Kadir inanır (bunu filmde de kullanmalılar). Bu öyle "Eskilerden kim varsa bir araya getirelim" işi değil. Sadece dövüşlü, aksiyonlu filmler çekenler ve kötü adamlar olacak. O yüzden yer alması gereken isimler. Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, Kartal Tibet, Nuri Alço, Süleyman Turan, Fikret Hakan. Yeni nesilden de Kenan İmirzalıoğlu. Yavuz Selekman da olmalıydı ama maalesef vefat etmiş kendisi. Şimdi öğrendim ben de. "O kim lan?" diyenler için gelsin:
Sizlerin de önerilerine açığım. Yalnız dediğim gibi, öyle herkesi toplayalım filmi değil bu. Temelinde aksiyon olan adamlar bunlar. Şener Şen, Tarık Akan falan olmaz yani. Hikmet Taşdemir de çok fazla konuşmadan tabancasıyla iş görecek.

Filmin konusu belli. Yeşilçam olduğu için tabi ki zengin kız ve fakir oğlan aşkı temelinde gelişen olaylar ve entrikalar serisi. Arada Cüneyt abi çıkıp aynı anda 5 ok atıp 8 adam öldürecek. Kadir abi "Deli Kadir uleayn!" diyerek hasmını tokat manyağı yapacak. Kartal Tibet de Kadir İnanır'la omuz omuza verip bir yandan dövüşürken bir yandan geyik yapacak. Sonra Tarkan filminden kalan yarım kurtu düşmanların üzerine salacak. Esas kız ise tabi ki Gülşen Bubikoğlu. Türkan Şoray'ı sevmem. Nuri Alço kötü adam. Adamları ise bu abiler olacak ve dayak yiyecekler:
 Kendileri o kadar dayağa rağmen hayatta kalan abilerimiz. 
Dayak arkadaşlarının çoğu vefat etmiş.

 Yeni nesil kötü adamlar ise Mabel Matiz ve Cem Adrian.

Oyuncu değiller ama sırf dayak yesinler diye koyuyorum.


23 Eylül 2013 Pazartesi

FUTBOL KAMUOYUNA AÇIKLAMA

Sayın Futbolseverler,

Bilindiği gibi 22 Eylül'de oynanan Beşiktaş-Galatasaray müsabakası Türk futboluna ve milletine yakışmayan görüntülere sahne olmuştur. Evde kendimiz ekibi olarak bu olarak bu olaylarla hiçbir ilgimiz yoktur. Herkes tarafından bilinmeilidir ki, Evde kendimiz ekibi bu olayların öncesinde ve sonrasında her zaman sağduyulu tavrını korumuş, daha önce de bu tip olayların hep kınamıştır. Bu durum kesinlikle büyük Beşiktaş taraftarına mâl edilmemeli, olayın sorumluları güvenlik güçleri tarafından tespit edilmeli ve gerekli cezaları almalıdır. Kulüplerimiz ve taraftarlarımızı bu zor dönemde sağduyuya davet ediyoruz.


Evde kendimiz ihtiyar heyeti


(Hayır sonra bizden bilmeyin yani)

20 Eylül 2013 Cuma

Gerilim filmi!

Kendime geldiğimde elimde bir bıcak vardı! Diğer elimde de bir patlıcan.  Duvara dayanmış tablette oynayan videoda bir kadın patlıcanın kabuklarını ince ince soyuyordu. Kadın gerçekten işini iyi yapıyordu. Masanın üzerinde tabletten başka birkaç patlıcan,, bir kase içinde kıyma, maydonoz ve soğandan oluşan bir karışım, biraz sıvı yağ ve bir tane domates vardı. Kadın şimdi de patlıcanları ocağın üstündeki tavaya diziyor ve kızartmaya başlıyordu. "Yağın iyice kızdığından emin olun" dedi. Ben... sanırım karnıyarık yapıyordum...

Sonra yvaş yavaş hatırladım. Zaten bir bilinç kaybı söz konusu değildi. Malzemeleri hazırlamış ve videoyu açmıştım. Patlıcanı soyarken de birden bir aydınlanma gelmişti sanırsam. Her gün de aydınlanma yaşayan insanlar olmadığımız için şaşırdım tabi. "Napıyorum lan ben?" dedim ve kendimi salona attım. Saat 12:25'i gösteriyordu. Televizyon sehpasının üstündeki yoğun toz dikkatimi çekti. "Ev kirlenmiş..." dedim içimden...

Kendime geldiğimde bu sefer kolum havadaydı. Plastik taburenin üstünde olduğumu farkedince bir an dengemi kaybettim. Düşmek üzereyken perdeye tutundum. Perde yumuşatıcı kokuyordu, hafif nemliydi. Ağrıyan kolumu ovalarken camdan dışarı baktım. Hava kararmak üzereydi ve camlar tertemizdi. Evde bir deterjan kokusu hakimdi. Ellerim de çamaşır suyu kokuyordu. Televizyon sehpasındaki tozu almadan önce yerleri süpürüp sileyim diye düşünmüştüm. Yoksa süpürürken kalkan toz sehpayı yine kirletecekti. Yerleri hallettikten sonra camların kiri dikkatimi çekmiş, onları silmeden önce de tülleri yıkayayım demiştim. Tülleri çamaşır suyuna bastırdıktan sonra camları silmiş ve bulaşıkları yıkamıştım. Sonra tülleri makineye atıp makine bitene kadar banyoyu ve mutfağı temizlemiştim. Makine bitince de tülleri asıyordum ki, kendime gelmişim.

İnsan işsiz olunca evde nasıl vakit geçireceğini şaşırıyor. Parasızlıktan dışarı çıkasım da gelmiyor anasını satayım. Tüm gün dizi-film izle, temizlik-yemek yap... Hava da sıcak evde don gömlek takılıyoruz tabi. Bir de böyle bir havalar falan yemek yaparken. Sanırsın biskolata adamı! Tamam, hep temizlik ve yemek yapan bir bekardım (kızlara selam ederim) ama yakında kısır yapıp konu komşuyu çağıracağım lan!

- Kızlar! Size yemek yapayım mı?

Eşe dosta şey yapabilirsek yalnız... Ürün müdürü, proje yöneticisi falan lazım olursa yani... CV'mi göndereyim mi?