İsmet Baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmet Baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2009 Salı

Teknolojiye düşkün baba


Şu dünyada kanıksayamadığım ve yadırgadığım (ikisini birden aynı cümle içinde kullandım, çok mesudum) durumlardan biridir bu. Belki de ben garibim bilmiyorum ama, teknoloji ile haşır neşir olmaya çalışan baba bana zulüm gibi geliyor. Acayip bir öğrenme hevesi var arkadaş, anlayamadım ben. 50 küsür yaşında ve internet alemlerinin kurdu olmaya çalışan baba gördüm mü dayanamıyorum.Teknolojik bir alet karşısındaki tutumları da ilginç. Fakat sadece kendi cihazları için geçerli bu durum. Misal ben yeni bir cep telefonu aldım, "güzelmiş" dedi geçti. Tam olarak beklediğim baba davranışı. Fakat bir süre sonra kendisi de cep telefonu aldı ve koskoca adam esiri oldu çük kadar aletin. En kötüsü de telefondaki tüm melodileri yüksek sesle sonuna kadar dinleyip, yine varsayılanı seçmesidir. Her türlü teknolojik alette böyle bu. Fotoğraf makinesi mi aldı? İki gün elinden düşürmez. İki gün önce benim telefonun yüzüne bakmayan adam teknolojinin dibine vuruyor.

Cihazı hemen yutayım, tüm özelliklerini sindireyim merakı galiba bu. Kullandıkça öğrenmek gibi bir düşüncesi asla yok. Elinde USB kablosuyla size doğru seyirtip "bunda çektiğim fotoğrafları bilgisayara nasıl atarım?" diye sorması nasıl bir şeydir tattınız mı hiç?

Baba dediğinin, özellikle 50 yaşı geçmişse, teknolojiyle ilişkisi teleteksten öteye geçmeyecek arkadaş! Cihazı gördü mü "hımmm, güzelmiş" deyip arkasını dönecek. Kullanmayı deneyince "kafam almıyor" deyip bırakacak. Okuma gözlüğüyle cep telefonu teması beğenmek yakışmıyor bir babaya.

31 Mart 2009 Salı

Kıyı Köşe Alem Durakları: İsmet Baba

Gün geçmiyor ki bu güzide sitemizde yeni yeni yazı dizilerimiz yeşermesin. Hazır şu bahar günler de gelmişken muhtemelen aklınızdan da geçmiyor değildir "Arkadaşlarla toplansak da şöyle güzel sakin bir mekanda demlensek" gibisinden şeyler. Hakkınız tabi canım. O kadar saat bilgisayar başında oturmuşsunuz, işinizdir, okulunuzdur derken bir yorgunluk da gelmemiş değildir herhalde. Henüz tatil zamanlarına da 2-3 ay varken Kıyı Köşe Alem Duraklarına şöyle bir göz atmaya başlayabiliriz.


İlk durağımız, Anadolu yakasının şirin mi şirin, biraz salaş (rahat babında) ve ulaşımı oldukça kolay mekanlarından olan senelerin İsmet Baba'sı. Üsküdar'da, Beşiktaş motorlarının kalktığı iskelenin karşısındaki minübüs ya da otobüslerle kolayca (2 durak mesafede) gidebileceğimiz, Kuzguncuk'daki İsmet Baba adeta bir müze. Kendi internet sitelerinde de tarihi geçmişi şöyle yazmakta;

"Yıl 1951; Üsküdar´lı manav İSMET (DÖKMECİER) bugün 3. kuşağın işletmesini üstlendiği YALI GAZİNOSU´nu (İSMET BABA RESTAURANT) kurdu. O yıllarda kahvehane ve meyhane bir arada hizmet veriyordu. 1970´li yılların başında, tamamen restauranta dönüştürüldü.

Otuz senelik işletmeciliği süresince ona yakıştırılan "BABA" lakabı vefat tarihi 26.03.1981´den sonra çocukları tarafından restaurant ismi olarak seçildi ve bugünlere gelindi."

İşte böyle sayın alem dostları. Şu hafif serin bahar günlerinde boğaza nazır güzel dakikalar geçirmek için hoş bir mekan İsmet Baba. Yandaki fotoğrafda da görüldüğü üzere adeta denizin içinde gibisiniz. Hele havanın hafif kapalı olduğu günlerde bir gündüz vakti giderseniz, bir cam kenarına oturup enfes boğaz manzarası eşliğinde ömrünüzü uzatabilirsiniz. Bu arada unutmadan mekanın müdavimlerine ayırdığı özel bir köşesi de bulunmaktaymış. Haliyle senelerin İsmet Baba'sı olmak kolay değil. Bir dahaki alem durağında görüşmek dileğiyle.

http://www.ismetbaba.com.tr/
Kuzguncuk/İstanbul