16 Nisan 2009 Perşembe

Vitaminime dokanma!


Geçenlerde bir haber gördüm. Yok aslında görmedim, radyoda duydum. Yok efendim neymiş? Vitaminlerin vücuda düşünüldüğü kadar faidesi yokmuş. Fasa fisoymuş, kolpaymış. Ulan isviçreli bilimadamları! İşiniz gücünüz kalmadı da vitaminlere mi taktınız lan kafayı? Nerde kaldı o zaman A vitamini eksikliğinden gece körlüğü? Yalan mıydı diş ve diş etlerimiz için C vitamini? Ulan kansere AIDS'e çözüm buldunuz da vitaminlere mi geldi sıra?

Siz inanmayın iki-üç aylak doktorun söylediklerine. Elmanızı, portakalınızı, gerekirse sandozunuzu ihmal etmeyin. Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle tüketin, armudun sapı, üzümün çöpü demeyin.

6 Nisan 2009 Pazartesi

Anket değerlendirmesi: Oyunuzu en çok ne etkiler?

Toplumun, gençliğin nabzını önce tutmaya, sonra ölçmeye devam ediyoruz sayın okuyucularımız, sevgili okurlarımız. Önceden de dediğim gibi o anketler boşa konmuyor oraya. Son anketimiz gündeme de ışık tutuyordu. "Oyunuzu en çok ne etkiler?" diye sorduk ve aldığımız cevaplarla adeta şoke, bir nevi ambele* olduk. Aha da anket ve sonuçlar:
(yazıklar olsun)

Bu nasıl gençlik ben anlamadım gitti. Bir öncekinde sevdiceğin pantolonu sıyırtmak ister, bunda de oyunu 1 terabayt hard diske satar. Nasıl bir teknolojik terbiyesizliktir bu? Nasıl bir siber vurdumduymazlıktır? Hiç mi tecrübeye, yılların deneyimine, duayenlğe saygımız, itibarımız kalmadı? Olmadı gençlik, hiç olmadı.


Oyları satın alan arkadaş:


Konuyu Hüsamettin Bey'e açtık. O anki yüz ifadesi sağdaki resimde görünüyor. Cindoruk sadece şunları söyleyebildi: "Yıllarımı verdim... yıllarımı...."







*(ambele by AOE)

4 Nisan 2009 Cumartesi

Böyle söyleyince daha bi' şey oluyo: Yudumlamak

Tam adını koyamadım ama daha bir entel gibi, kibar gibi oluyor böyle söyleyince. Misal biz ne yaparız önümüze çay konunca? Çok basit: içeriz! Aynı çayı entel midir, kibar mıdır, duygusal mıdır anlamadığım insan yudumluyor. Yazar kişilerinde böyle daha çok. "Ortaköy'de Güntekin'in nezih kafesinde boğaza bakarak çayımı yudumlarken..." diye girizgâhlar görebilirsiniz yazılarında.

Çayın kendisiyle alakalı olabilir mi acaba? Rize çayı içilir, Lipton yudumlanır gibi. Yok lan!




<-- Bu yudumluyor --------------------çay, aynı çay-----------------------------Bu içiyor-->

2 Nisan 2009 Perşembe

Uykusuz 25-03-09

Partilere Göre Oy Dağı

Son zamanların en heyecanlı en sürprizli seçimlerinden biri oldu geçtiğimiz yerel seçimler. Kimi merkezler sürekli el değiştiriken, kimilerine de 28 (Yirmisekiz) kere gidilmesine karşın AKP'nin beklediği desteği vermedi.

Deniz kıyılarında yoğunlaşmış olan CHP oylarının yanında, AKP iç bölgelerde yoğunlaşırken, MHP kafasına göre takıldı. DTP herzamanki gibi doğu ve güneydoğuda revaştaydı.

Seçim sonuçlarını duyurma konusunda da NTVMSNBC'nin internet sitesi bir oyuncak misali kurcalandı durdu. Sözlüklerin sol frame'inden daha fazla parmaklandığı da gelen haberler arasında.

Umut Sarıkaya'nın da dediği gibi partilere göre oy dağılımıdır, o heyecandır seçimleri bu denli heyecanlı kılan.















Sol alt köşedeki hafızın gülümsemesidir işte o heyecanın gülcemale yansıması.

1 Nisan 2009 Çarşamba

Acaba?

Efendim bu resim 25 Mart 2009 günü yayınlanan penguen dergisinin gündem karikatürlerinden biri:
Bu da bir gün önce yani 24 Mart'ta bendenizin yayınladığı yazı: çıplak resimleri için tıklayınız

Tarih konusunda emin olmak isteyenlere de ekşi sözlük'e verilen link ve resmi:
Gözümlen görmeden inanman derseniz tıklayınız

Mütevazi blogumuz esin kaynağı mı oldu acep diye düşünmeden edemedim ama pek sanmıyorum. İnsanın aklına gelir yani. Yine de insan şeediyor "acaba!?" diye.