---Biraz Terbiyesizlik İçerir!--
(Sonra "vay ben duymadım, vay beni ikaz etmediler" demeyin!)
Şimdi gidip 72 milletin dilini örfünü inceleyip hepsinin deyimlerine, atasözlerine falan bakmadım tabii ama, bizimki kadar güzel deyim ve atasözleri olan bir millet yok gibi geliyor. Olay sözlerin verdiği ders değil, sözlerin ta kendisi. Kafiyesi olsun, addedildiği varlıklar olsun, kinayesi, göndermesi falan filan olsun, kolay kolay üretilecek sözler değil bunlar.
Misal bir İngiliz vecizesine bakalım: "Fool me once, shame on you; fool me twice, shame on me!". Yani diyor ki, "Hadi beni bir kere kandırdın, ikincide senin ananı s.kerim!". Güzel, ders veren bir söz ama "Tedbirsiz sıçmaya giden, domala domala taş ararmış" kadar güzel mi Allah aşkına? Bu çok daha etkili bir söz, akılda kalıyor. bağdaştırdığı şey delikanlı insanlar için öyle önemli bir şey ki, bu lafı duyan tedbirsiz iş yapmamaya başlıyor. İngilizlere baksan ikinci kere kandırılınca kendisi utanırmış. Nedir ki?
Bu şahane deyimlerin şahaneliği çoğunlukla bel altından bahsetmesinden geçiyor tabii ki. Çünkü bel altı vurucudur! Bel altı akılda kalır. Baya bir araştırdım gavûr deyimlerini falan. Belki onların da vardır böyle bel altı sözleri. Fakat şunun güzelliğine bakın: "Madem yaptın bir hayır, bacaklarını tam ayır!" Bu öyle basit bir söz değil. Öncelikle kafiye mükemmel! Verdiği ders şu: yardım edeceksen, tam yardım edeceksin. Alt metninde de şöyle bir gönderme var: seks hâla kadının erkeğe bir lütfudur! Bu kadar anlamı bir arada bu kadar kısa bir sözle, böyle de kafiyeli bir şekilde vermek kolay mı?
Bir de deyimlerimizdeki hayvana verilen değerden bahsedeceğim. Hayvan üzerinden verilen dersler falan çok. Herkeste vardır. Fakat bizim özelliğimiz hayvana değer verip onu karşımıza alarak konuşmamız, dertlerini sormamızdır. Deveye sorarız; boynun neden eğri? Kurda sorarız; ensen neden kalın? Maymuna sorarız; ne var ne yok, bir ihtiyacın var mı? Her kuş kendi tüyüyle uçar diyor bir İngiliz atasözü. E bir kere de sor o kuşa sen nasıl uçuyorsun, üşüyor musun falan diye. Bu arada yine sözün etkisizliğini görüyoruz. O söz "Her koyun kendi bacağından asılır" şeklinde etkili olur. Ölüm teması var bir kere. İnsanı ürkütüyor, kendine getiriyor.
Bu konuda gâvur ellerinde yaşamış olan Farlimas'ın da görüşünü almak isteriz blogcana. Biz mi dışarıdan duymuyoruz, yoksa gerçekten bu şekil sözleri yok mu diye.
Unutmadan ekleyeyim, bilmiyorsan g.tünün huyunu, içmeyeceksin turşu suyunu!