20 Nisan 2009 Pazartesi

Öz Hakiki Diarra!

Avrupa futbolu büyük tehlike altında! Diarra istilasıyla karşı karşıyayız. Ülkemiz bu durumla karşı karşıya gelmedi daha ama tehlike kapıda! "Her takıma bir diarra kampanyası" mı var, nedir anlamadım? Alu Diarra, Mahamudu Diarra, Lasana Diarra, Ali Diarra, Veli Diarra... Hangisi gerçek Diarra lan bunların? İyisi hangisi bunların?

Diarra büyük bir sülaleymiş. Bunlar uyanmış futbol olayında para var diye. O senelerde doğan çocukların alayını topçu yapmışlar. Olay bundan ibaretmiş. Bunlar da hep amcaoğlu.

Bu arada UEFA'nın aldığı karara göre kadrosunda Diarra olmayanı seneye şampiyonlar ligine almıyorlarmış.









Diyardan Diarra...
(hepsi farklı Diarra bunların)

19 Nisan 2009 Pazar

Genç Alman pilot: Sebastian Vettel

Umut Sarıkaya'nın dediği kadar var. Almanlık bambaşka. Shumi'nin pistlerden ayrıldığından beridir kimse o tadı veremedi. Hele bir de podyumda o sempatik hareketleri, gülümsemesi ve fonda duyulan Alman milli marşı. Özlemişiz be Shumi...

Shumi'den sonra Ross Brawn'ın da Ferrari'den ayrılması ve Honda F1'i satın alarak kendi takımını kurması sonrası sezonun ilk 3 yarışında da görüşdüğü üzere "kırmızılar" pek eski günlerine dönecek gibi görünmüyor. Özellikle bu tip yönetim zaafiyeleri ve F2000 serisinin üzerine son yıllarda birşey koyamamaları bunda büyük etken gibi.

Bu haftasonu Çin'de yapılan GP'de 2008 İtalya'dan sonra bir pole + yarış birinciliği daha ekledi keriyerine "Genç Alman Pilot" Sebastian Vettel. Sempatikliği, yarış tekniği ve pistlere olan tutkusu "istersek olur bence" dedirtti bana. Haydi "Viti"...

17 Nisan 2009 Cuma

Böyle söyleyince daha bi' şey oluyo: Krep

Üniversite için büyükşehire gelince duydum ben krepi. "Falanca yer şahane krep yapıyo" dediler durdular. "Ulan!" dedim, "ne ola ki bu krep dedikleri?" diye düşündüm durdum. Bu kadar övdüklerine göre pahalıdır da meret diye bir müddet yanaşamadım. Gel zaman git zaman, 2004'te işe girdim. Maaş gibi bir para alınca, dedim fırsat bu firsat şu krepten tadalım. Tatmak da ayrı bir "böyle söyleyince daha bi şey oluyo" konusudur. Neyse, gittim tavuk etli salata falan satan bir yere. Dedim "hancı bana krep getir!".

Krep geldi ne göreyim! Bildiğin cizleme lan! bazı yörelerde gaygana (kaygana), bazı yerlerde akıtma diye geçtiğini bilirim. Neden acaba diye sorguladım ve kendimce buldum nedenini. Böyle söyleyince daha bi şey oluyo da ondan. Adam penne arabiatanın yanına cizleme, akıtma falan yazacak değil ya, krep demiş. Evde yapınca cizleme, dışarda yiyince krep gibi.





<--bu cizleme, akıtma falan-----------malzeme aynı---------- ama bu krep-->






(bu daha samimi gibi)

Haftasonu Loop Şarkısı

Havalar giderek ısınıyordu!!!
Nasıl geldiği belli olunmayan 2000'li yılların 9. sunun da 4. ayı hızla geçilmekte. (Tarih betimlemesinde son nokta.) Neyse işte havalar güzel, festival konser haberleri de gırla giderken, blogumuzda bir klasik olan köşeler bucaklardan bir başkası olsun bu da.

Malum böyle güneş deniz kum derken böyle içimiz de hafifden kıpır kıpır olduysa haftasonuna bir loop şarkısı yollayalım. Belki bir çoğumuz çokca dinlemiştir albümlerini falan, belki kimimiz de jumping yapmaktan da sıkılmıştır bu şarkıda, amma ve lakin bugün "eksen"de dinleyince yine bir havaya girer gibi de olmadım desem yalan olur. Neyse şarkımız "Hot Hot Heat" den "Talk to me Dance With me" oldsun. İyi haftasonları...

Kara basma iz olur!

Şimdi size dünyanın en büyük yanlış anlamalarından birini anlatacağım. "Kara basma iz olur" türküsünü bilirsiniz. Askerde falan da çok söylenir bildiğim kadarıyla. Ne diyor? Kara diyor, basma diyor, iz olur diyor. Gökyüzünden yağan kardan bahsediyor. Fakat bana açıklayabilir misiniz, bir insan bunu nasıl yıllarca bir kumaş türü olan "basma"nın siyah olanı olarak anlar? Bir de düşünüp durdum yıllardır, "ulan kara basma neden iz olsun" diye. "Leke falan belli eder, ondan mı acaba?" falan diye mal mal düşünüp durdum. Halbüse gayet basit bir olay, kara basarsan iz olur. Ha buna bir türkü yakılması da ayrı bir mevzudur.




<-- ben bu anladım--------------meğersem buymuş-->